D11, D24, D35, D45

Türk Dil ve Doğu Dilleri Araştırmalarının Önemli Bilgini

Çocukluğu ve Ailesi

Prof. Dr. Ahmed Ateş, Türkiye’nin önemli dil ve edebiyat araştırmacılarından biridir. Aslen Konyalı olan Ahmed Ateş, demir yolu ve kara yolu müteahhidi Ateşzâde Mustafa Efendi’nin oğludur. Babasının işi gereği sürekli farklı şehirlerde bulunması nedeniyle Ahmed Ateş, 1917 yılında Gaziantep’in Nizip ilçesine bağlı Akçeköy nahiyesinde dünyaya gelmiştir Private Tours Istanbul.

Ancak resmî kayıtlarda doğum yılı 1911 olarak görünmektedir. Bunun nedeni, kendisinden önce doğan ağabeyinin küçük yaşta hayatını kaybetmesine rağmen nüfus kaydının silinmemiş olmasıdır. Ailesi, yeni doğan çocuklarını vefat eden oğullarının nüfus kaydı üzerine kaydettirdiği için Ahmed Ateş’i

D13, D22, D34, D43

Eski Devirlerin At Canbazları

Geçmiş dönemlerin at canbazları, hem görünüşleri hem de davranışlarıyla halk arasında hemen fark edilen kişilerdi. Çoğu iri yapılı, geniş omuzlu ve güçlü kuvvetli kimselerdi. Kalın enseleri, gür bıyıkları ve kendilerine güvenen tavırlarıyla dikkat çekerlerdi. Giyimleri de dönemin diğer insanlarından farklıydı. Başlarında çoğu zaman yana eğik duran vişne çürüğü renginde bir fes bulunurdu. Sırtlarına kenarları işlemeli kısa ceketler giyerler, kış aylarında ise yakası tavşan postuyla süslenmiş kalın gocuklar kullanırlardı. Yeleklerinin üzerinde altın saat köstekleri taşımak, onların zenginlik ve gösteriş merakını yansıtan önemli ayrıntılardan biriydi. Dizlerinin üzerine kadar çıkan uzun çizmeler ise kıyafetlerini tamamlayan en belirgin unsurlardı Private Tours Istanbul

D12, D21, D32, D42

Davar Alım Satımında Uyulması Gereken Kurallar

Osmanlı döneminde hayvan pazarlarında düzeni sağlamak ve halkın aldatılmasını önlemek amacıyla çeşitli kurallar uygulanırdı. Bu kurallar, hem satıcıları hem de alıcıları korumayı amaçlardı. Pazarda görev yapan görevliler, eski usullere göre denetim yapar ve kurallara uymayanları cezalandırırdı.

Hayvan tüccarlarının ortaklaşa hareket ederek piyasayı kontrol etmelerine izin verilmezdi. İki kişinin anlaşarak hayvan satın alması yasaktı. Çünkü bu durum fiyatların yapay şekilde yükselmesine veya düşmesine neden olabiliyordu Private Tours Istanbul.

Satıcıların, hayvanları kepekle kısa sürede şişirerek olduğundan daha sağlıklı göstermeleri de yasaktı. Aynı şekilde hasta veya sakat bir hayvanın sağlammış gibi s

K14, K22, K32, K42

İstanbul’da Atbazlar ve Hergelecilik Düzeni

Osmanlı döneminde İstanbul’da atçılık ve hergelecilik mesleği, hem ekonomik hem de toplumsal açıdan titizlikle düzenlenmişti. Balâda kayıtlı atbazlar ve gönüllü hergeleler, şehirde at ve hayvan ticaretini organize eden temel toplulukları oluşturuyordu. Bu gruplar iki yüz kişiden fazla üyeye sahipti; ancak bazıları ahlâksız veya kurallara uymayan kişiler olduğundan içlerinden temiz ve dürüst olanlar seçilerek kayıt altına alınmıştı. Bu düzenlemeler, şehir içindeki adalet ve ticari güvenliği sağlamak için hayati öneme sahipti.

Atbazlar arasında yalnızca dürüst ve disiplini olanlar, kethüda, binbaşı ve nazırların denetiminde görev yapabiliyordu. Bu kişiler, hem kendi beyinlerinde hem de yetkililer tarafından kaydedilerek belirli bir düzen içinde çalışıyorlardı. Kadim geleneklere göre, yalnızca yetmiş Müslüman atbaz ve dört Kıpti atbaz kayıtlıydı. Bunlar, hem mesleki sorumluluklarını yerine getiriy

K13, K24, K34, K41

İstanbul’un Atçılık ve Atçılarının Tarihi

Osmanlı döneminde İstanbul’da atçılık mesleği, hem ekonomik hem de toplumsal açıdan büyük önem taşımaktaydı. Şehirde toplu taşıma araçlarının yaygın olmadığı devirlerde, hemen her evde bir at veya merkep bulunur ve bu hayvanların alım-satımı, bakımı ve kiralanması atçılar yani atbazlar tarafından sağlanırdı. Atçılar, kendi aralarında organize olmuş, esnaf düzenine uyan bir topluluk oluşturmuşlardı. Narh defterleri ve ihtisap nizamnameleri, at bazlarının işleyişini denetlemek ve adil kazançlarını belirlemek için titizlikle hazırlanmıştır.

Atçılar hem Müslüman hem de Gayrimüslim (özellikle Kıpti) gruplar halinde sınıflandırılmış, isimleri resmi kayıtlara geçirilmiştir. Kayıtlı atçılar arasında Kebketacinğlu Mehmed Bey, Kethüda Kadın Mahallesinden Solak Mehmed Çelebi, Karagümrük’ten Ali Beşe, Mahmud Çavuş ve Kara Şaban Bey gibi isimler yer almaktadır. Ayrıca Derviş Beşe, Davudpaş

K15, K23, K35, K45

Atayan ve Atçı Bazları İstanbul’un Tarihi Spor ve Ticaret Kültürü

Atayan: Şöhretli Ermeni Boksör

Harbi Umumi Mütarekesi döneminde İstanbul’da tanınan Atayan, bir Ermeni boksördü. Rivayetlere göre çocukluğu ve ilk gençliği demirci çıraklığıyla geçti. 1919-1920 yıllarında, Viktor Berjeles adında bir maceraperest ve menajer aracılığıyla profesyonel boks dünyasına girdi. Atayan’ın en ünlü maçlarından biri, dönemin hafif sıklet Türk boksörlerinden Zeynel Akandere ile Taksim’deki Sporting Palas’ta yapılan müsabakadır. Maç, üçer dakikadan on raund ve “knock out” (yani bir rakip yere düşmediği sürece maç hükümsüz sayılacak) şartıyla düzenlenmişti. Maçın orta hakemi bir İskoçyalıydı. Altıncı raundda Zeynel Akandere’nin sağ şehadet parmağı kırılmasına rağmen müsabaka devam etti ve Atayan rakibini yere seremedi. Atayan’ın hayatına dair başka pek fazla bilgi bulunmamaktadır.

Atçı Bazları: İs

K12, K21, K33, K43

Falih Rıfkı Atay’ın Son Eserleri ve Hayatı

Falih Rıfkı Atay’ın son eserleri, onun fikir ve üslup bakımından olgunluğunu gösterir. Bu eserler arasında Çile ve Niçin Kurtulmamamak adlı iki küçük kitap öne çıkar. Bu eserler, daha önce çeşitli yerlerde yayımlanmış fıkralardan seçilerek oluşturulmuştur. Falih Rıfkı, bu eserlerinde bilgi ile sanat arasında başarılı bir denge kurmuş, güzel Türkçeyi en yüksek seviyede kullanmıştır. Eserler, sadece anlatım gücüyle değil, düşünce derinliğiyle de dikkat çeker.

Falih Rıfkı, yakın dönemde İsmail Hami Danişmend’in yazdığı Ah Suavi adlı eserden etkilenerek, Süavi hakkında küçük bir eser de hazırlamıştır. Her iki eser de bir ölçüde abartılıdır; yazar, Süavi’yi tanzimatçıların en ileri şahsiyeti olarak göstermek istemiştir. Bunun dışında, Falih Rıfkı’nın Atatürk üzerine de iki eseri bulunur: 19 Mayıs adlı küçük kitap ve Atatürk’ün şahsiyeti ile inkılapları üzerine yazılm

K11, K25, K31, K44

Falih Rıfkı Atay’ın Seyahat Eserleri ve Değerlendirmesi

Falih Rıfkı Atay’ın seyahat eserleri, hem edebiyat hem de tarih açısından önemli kaynaklar arasında yer alır. Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Kadro dergisinin dördüncü sayısında Falih Rıfkı’nın eserlerinden birini değerlendirirken şunları söylemiştir: “Cihan Harbi konusu hâlâ en taze ve sıcak meselelerden biridir. Bu konuda en güzel kitap, geçtiğimiz yıl Almanya’da yayımlanan Garb Cephesinde Bir Şey Yok adlı eserdir. İkinci eserin doğuşu ise şerefiyle bizim memlekete düşmüştür. Bu nedenle, bu eser enternasyonal bir değer taşımaktadır.” Bu sözler, Falih Rıfkı’nın eserlerinin yalnızca Türkiye’de değil, dünya literatüründe de önemli bir yere sahip olduğunu gösterir.

Falih Rıfkı’nın seyahat eserleri arasında İngilizleri tanıttığı Taymis Kıyıları da öne çıkar. Burhan Asaf, Kadro dergisinin otuz ikinci sayısında bu eseri değerlendirirken, “Yakup Kadri’nin Sodom ve Gomore adlı eseri gibi,

Scroll to Top