K43

K13, K24, K35, K43

Atatürk Heykeli ve İstanbul’daki Tören

Atatürk heykelinin açılışı sırasında, halk ve davetliler tarafından yapılan değerlendirmeler, heykelin sanat değeri açısından yüksek olduğu yönündeydi. Bazı eleştirilere rağmen, herkes heykelin güçlü bir sanatkârın eseri olduğunu kabul etti. Heykelin kaidesinin etrafında toplanan izleyiciler, gece geç saatlere kadar burada kalmış, heyecan ve hayranlıklarını dile getirmişlerdir.

Resmi açılış vesilesiyle Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya bir telgraf gönderildi. Telgrafta, halkın heyecan ve sevinçle heykelin önünde toplandığı, gözyaşlarıyla Atatürk’ün timsaline karşı duyulan saygı ve minnettarlığın ifade edildiği belirtildi. İstanbul Şehremini Muhiddin Bey tarafından gönderilen bu mesajda, Atatürk’ün İstanbul çocukları ve tüm halk için kutsal bir değer olduğu vurgulandı Private Turkey Tours.

K15, K25, K31, K43

Atatürk’ün Cenaze Töreni Saraydan Caddeye Taşınışı

Merasim, komutan Fahrettin Altay önderliğinde başladı. Sarayın yan bahçesinden ön bahçeye geçildiğinde, Atatürk’ün en yakın dostları büyük ölüyü hürmetle selamladılar. Merdivenlerin ön basamağında Kuleli Askeri Lisesi öğrencisi Çoban Mustafa dimdik durarak selam verdi. Gözlerinden yaşlar süzülen Mustafa, 17 milyon kişiden biri olarak Atasına son kez veda ediyor ve onu selamlıyordu.

Saraydan çıkılırken, Dolmabahçe Sarayı’nın tarihi saat kulesi saat dokuz buçuğu gösteriyordu. İstanbul’un yıllardır bağrında misafir ettiği bu büyük insan, son kez saray kapısından çıkarılıyordu. Dolmabahçe’nin büyük kapısından iki hademe ellerindeki süpürgelerle kapıyı temizleyerek eski bir milli geleneği yerine getirdi. Kapının iki kanadı, gözyaşlarıyla kapandı.

Alay hareket etmeye başladı. Caddede önde bir atlı polis kıtası bulunuyordu. Ardından süvari birlikleri ve alay sancağı eşliğinde piyade

K11, K22, K31, K43

Haziran 1938 – Savarona Yatında Çalışma ve Geziler

3 Haziran 1938’de Atatürk, Savarona Yatı ile Marmara ve Boğaziçi açıklarında bir gezinti yapmıştır. Bu gezinti sırasında hem denizin keyfini çıkarmış hem de etrafı inceleyerek gözlemlerde bulunmuştur.

5 Haziran 1938’de Atatürk, sabah ve öğle saatlerinde Dolmabahçe Sarayı’nda resmi işleriyle meşgul olmuş, akşamüstü tekrar Savarona geçerek Marmara’da bir deniz gezisine çıkmıştır. 12 Haziran’da ise Başvekil Celâl Bayar, Hariciye Vekili Dr. Araş ve Dahiliye Vekili Şükrü Kaya’yı Savarona’da kabul etmiştir. Bu ziyaretler, devlet işlerinin deniz seyahatleri sırasında da sürdürüldüğünü göstermektedir.

14 Haziran 1938’de gazeteler, Atatürk’ün Savarona yatındaki hayatına dair fotoğraflar yayımlamıştır. Bu fotoğraflar bazı kişilerde endişe uyandırsa da resmi olarak Atatürk’ün sağlığı hakkında olumsuz bir açıklama yapılmamıştır. 16 ve 19 Haziran’da Atatürk, Savarona’da

K13, K22, K31, K43

Gazi Mustafa Kemal’in Haziran 1930 Faaliyetleri

İstanbul’a Geliş ve Halkın Coşkusu

11 Haziran 1930 tarihinde Gazi Mustafa Kemal, trenle İstanbul’a gelmiştir. İstikbal merasimi istememesine rağmen, kendisini görmek isteyen binlerce İstanbullu büyük bir coşkuyla tezahürat yapmıştır. Halkın sevgisi ve ilgisi, Reisi Cumhur’un halkla olan güçlü bağını bir kez daha ortaya koymuştur.

Dolmabahçe Sarayı ve Boğaziçi Tenezzühleri

12 Haziran 1930 günü Gazi, Dolmabahçe Sarayı’ndaki dairelerinde gün boyu meşgul olmuş ve akşam üzerine Boğaziçi’nde bir deniz gezisine çıkmıştır. 13 Haziran’da ise Şişli Etfal Hastanesi’ni ziyaret ederek orada tedavi gören manevi evladını kontrol etmiştir. Mustafa Leyli tamamen iyileşmiş olup, yakında bir okula yerleştirilecektir Sofia Sightseeing

K11, K23, K32, K43

Resmî Merasimin Sona Ermesi

Tam saat altı buçukta istikbal merasimi tamamlanmış, teşrifata katılan zevat sarayı düzenli bir şekilde terk etmiştir. Merasimin sona ermesinin ardından Gazi Paşa Hazretleri selâmlık kapısına çıkarak, görevlerini tamamlayarak ayrılan askerlerimizin kendileri için icra ettiği ihtiram merasimini ayakta izlemişlerdir. Bu askerî selâmlamanın ardından tekrar salonlarına dönmüşlerdir. Böylece saraydaki resmî program büyük bir vakar ve düzen içinde nihayete ermiştir.

İstanbul Sahillerinde Büyük Heyecan

Bu sırada İstanbul sahilleri benzeri az görülür bir kalabalığa sahne olmuştur. Vapurlarda yer bulamayan ve Gazi’yi karadan karşılamak isteyen yüz binlerce İstanbullu, Yeşilköy’den Ortaköy’e kadar uzanan sahil şeridi boyunca toplanmıştır. Özellikle Sarayburnu, köprü üstü, Tophane, Kabataş, Fındıklı ve Beşiktaş sahilleri son derece kalabalıktı. Halk, saatler öncesinden

K11, K24, K35, K43

Atatürk’ün İstanbul’a Dönüşü

Sekiz yıl önce, kalbim buruk bir şekilde İstanbul’dan ayrıldım. O zaman yanımda kimse yoktu, yalnızdım. Sekiz yıl sonra ise, kalbim rahat ve huzurlu bir şekilde İstanbul’a geri geldim. Şehri yeniden görmek, onun güzellikleri ve halkının sıcak ilgisi beni çok mutlu etti. İstanbul’un bu güzel ve samimi ortamında geçireceğim günlerin bana unutulmaz hatıralar ve ilham verici deneyimler kazandıracağından şüphem yoktu. Bu yüzden dönüşüm benim için büyük bir sevinç kaynağı oldu.

Atatürk’ün Portresi ve Hal Tercümesi

Atatürk’ün detaylı hayat hikâyesi ve kişilik tasviri, başlı başına bir eserdir. Onun kısa bir özeti, büyük adamın şanına tam olarak layık olamaz. İstanbul’un muhteşem atmosferi içinde Atatürk’ün gerçek yüzünü çizebilecek güvenilir bir kalem aradık ve bu görevi, dostlarından Ruşen Eşref Onay üstlendi. Ne yazık ki Onay’ın sağlık sorunlar

K14, K25, K32, K43

Çingenelere Uygulanan Ata Binme Yasağı

Osmanlı döneminde, çingenelerin ata binmesi ve at beslemesi yasaklanmıştı. Bu yasak yalnızca İstanbul’a özgü kalmamış, Hüdâyin Rumeli gibi diğer bölgelere de uygulanmıştır. Fermanlarda yasak sebebi olarak, atlı çingenelerin yollara ve dağ yollarına çıkarak fesat ve suç işledikleri gösterilmiştir. Bu önlem, hem toplum düzenini korumak hem de çingenelerin karışıklık çıkarmasını engellemek amacıyla konulmuş bir uygulamaydı. Yasaklara uymayanlar cezalandırılır ve eşek ya da arabaya binmeleri zorunlu tutulurdu Jeep Safari Bulgaria.

Dr. Galip Ataç Hekim ve Münevver

Dr. Galip Ataç, 1880 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Babası, Hammer’in Osmanlı Tarihi adlı eseri Osmanlıcaya çevirerek büyük bir başarı kazanmış ve “Hammer Mütercimi” lakabını hak etmiştir. Ataç, aydın

K14, K23, K32, K43

Aşûre Baklası

Aşûre geleneğinde, kaşığa ilk gelen bakla özel bir öneme sahiptir. Bu bakla, ağızda yenip çıkarılır, ardından sofradan kalkarken güzelce yıkanır ve kurutulduktan sonra para kesesine bereket sembolü olarak atılırdı. Aşûre parası olmayan kişilerde ise mutlaka bir aşûre baklası bulunur ve bu da aynı şekilde bereket için saklanırdı. Bu gelenek, hem maddi hem de manevi bir şans ve bereket ritüeli olarak kabul edilirdi.

Âşur Efendi

Âşur Efendi, geçen asırda yaşamış seçkin bir mücellid ve müzehhiptir. Kendisinin sanatı, çağdaşları tarafından tuhaf ve nadir bir üsluba sahip olarak tanımlanmıştır. Hayatı hakkında başka ayrıntılı bir kayıt bulunmamaktadır, ancak eserleri ve hat sanatına katkıları hâlâ değerini korumaktadır Local Ephesus Tour Guides.

K11, K21, K32, K43

Peygamber Soyundan Gelen Kızların Evliliği

Tebriz’de anlatıldığına göre, Hazret-i Peygamberimizin soyundan gelen şerife bakire kızlar, kendi soyundan olmayanlara verilmez; yalnızca dengi ve uygun olanlara evlendirilir. Bunun nedeni, kızların yanlışlıkla bir kâfire verilmesi hâlinde doğacak çocukların dini durumunun belirsiz olabileceği düşüncesidir. Hakir bu konuyu sorduğunda, kendisine şöyle açıklama yapılmıştır:

“Eğer bir kâfire evlilik yoluyla kız verilirse, çocukların dini durumu belirsiz olur ve kızın soyundan gelen evlâtlar İslâm’dan sapabilir.”

Bu konuda hakir şöyle yanıt vermiştir:

“Cenab-ı Barı, farklı milletlerden doğan çocukları İslâm fıtratı üzere yaratmıştır. Sonra ebeveynleri Yahudi, Hıristiyan veya Mecusî olabilir.”

Buna delil olarak hadis-i şerif gösterilmiştir:

“Her doğan çocuk İslâm fıtratı üzere doğar. Sonra ebeveynleri onu Yahudi, Hıristiyan veya Mecusî yapar.”

Scroll to Top