I43

I13, I24, I35, I43

İstanbul’da Modernleşme ve Yeni Açılışlar

İstanbul’da şehir yaşamının ve ulaşımın gelişmesi için yapılan çalışmalar, büyük bir hızla devam ediyor. Yeni bir eseri tamamlar tamamlamaz, hemen bir başkasına başlamak bu sürecin en önemli özelliğidir. Sabah saatlerinde, memleketimizin eğitim ve bayındırlık alanında önemli bir yere sahip Teknik Üniversite ve bu üniversiteye eklenen yeni binanın açılış töreni, değerli Maarif Vekilimiz Hasan Ali Yücel tarafından gerçekleştirilmiştir.

Gün Boyunca Birden Fazla Açılış

Aynı gün içinde İstanbul’da birden fazla eserin açılması büyük bir mutluluk ve imkan sağlamaktadır. Sabah saatlerinde Aksaray’daki Posta, Telgraf ve Telefon Merkezinin yeni binası açılmıştır. Ardından, Atatürk Bulvarı’nın tamamlanan bölümü resmen halkın kullanımına sunulmuştur. Günün ilerleyen saatlerinde, Şişhane ile Taksim arasında asfaltlanan Tarlabaşı Caddesi ve Taksim’de inşa e

I15, I25, I31, I43

Atatürk’ün Huzurunda Yabancı Liderler ve Halkın Matem Günü

Atatürk’ün cenaze törenine dünya çapından birçok lider ve misafir katıldı. Eski Afgan Kralı Amanullah bile, saygısını sunmak için Türkiye’ye gelmişti. Kral, Atatürk’ün huzuruna yaklaşırken gözlerindeki heyecan ve saygı ile adeta titreşiyor, neredeyse sendeleyerek ilerliyordu. Nihayet tabutun yanında durdu, ipek bayrağın ve büyük liderin manevi varlığının önünde saygıyla eğildi. Namaz kılan bir mümin gibi rükû edercesine selam verdi ve sonra gözlerinde yaşlarla sessiz kalabalığın arasına karıştı.

Atatürk’ün ölümü, sadece Türkiye’de değil, dünyanın dört bir yanında yankı buldu. Londra’dan Pekin’e, New York’tan Transval’e kadar milyonlarca insanın sevgisi ve ilgisi Atatürk’ün üzerinde yoğunlaştı. Onun ölmediği, manevi varlığının hâlâ yaşadığı hissi, katılanların kalplerine teselli verdi. Bu büyük liderin bıraktığı etki ve sevgiyi görmek, insanlara bir nebze olsun rahat

I11, I24, I35, I43

Enderun’dan Yetişmiş Sadrazamlar

Enderun’dan yetişmiş sadrazamların hayatları özetlenmiştir. Bu sadrazamlar, Osmanlı sarayında eğitim almış ve devlet yönetiminde önemli görevler üstlenmiş kişilerdir. Öne çıkan isimler şunlardır: Mahmud Paşa, Gedik Ahmed Paşa, Davud Paşa, Hersekzâde Ahmed Paşa, Hadım Ali Paşa, Koca Mustafa Paşa, Hadım Sinan Paşa, Maktûl İbrahim Paşa, Ayaş Paşa, Lütfi Paşa ve Tavaşi Süleyman Paşa.

Bunların dışında Riistem Paşa, Kara Ahmed Paşa, Semiz Ali Paşa, Sokollu Mehmed Paşa, Arnavud Ahmed Paşa, Tavaşi Sinan Paşa, Siyavuş Paşa, Mesih Mehmed Paşa, Ferhad Paşa, Lala Mehmed Paşa, Damad İbrahim Paşa ve Cağalazade Sinan Paşa da saraydan yetişmiş diğer sadrazamlardandır.

Dönem dönem görev alan diğer önemli isimler: Tavaşi Hasan Paşa, Tomh Mehmed Paşa, Yavuz Ali Paşa, Lala Mehmed Paşa, Öküz Mehmed Paşa, Kayserili Halil Paşa, Dilâver Paşa, Davud Paşa, Lefkeçi Mustafa Paşa, Gürcü Mehmet Paşa, Kem

I14, I25, I32, I43

Cem Atabeyoğlu ve Salâhaddin Enis’in Vefatı

İstanbul basınının genç kuşağı arasında erdemli, dürüst ve temiz ruhlu bir isim olarak tanınan Cem Atabeyoğlu, gazetecilikte yetişmesinde büyük rol oynayan baba dostu Cevad Fehmi Başkul’dan rehberlik görmüştür. Bu süreçte Başkul, Ata­beyoğlu’na hem mesleki bilgi hem de ahlaki değer kazandırmış, ona unutulmaz bir örnek olmuştur.

Salâhaddin Enis ise 1942 yılı Haziran ayında yakalandığı zatürre hastalığı nedeniyle yaşamını yitirmiştir. 11 Haziran 1942’de Cağaloğlu’ndaki evinde vefat eden Enis, Feriköy Mezarlığı’nda “Salâhaddin Enis Atabeyoğlu – 1892-1942” yazılı mütevazı bir taşın altında ebedi uykusuna çekilmiştir.

Reşid Safvet Atabinen’in Hayatı

Reşid Safvet Atabinen, muharrir, diplomat ve Türkiye Otomobil ve Turing Kurumu Reisi olarak tanınmış bir İstanbullu’dur. 4 Eylül 1884’te Sarıyer’de, anne tarafından büyükbabası Bede

I14, I23, I32, I43

1947 Yılında Gençler Arasında Bir Aşk Mektubu

Genç Aşıkların Hikâyesi

1947 yılında, on beş-on altı yaşlarındaki Yakub isimli bir şerbetçi çırağı, aynı yaştaki Şükran adında bir zarfcı-kutucu çırağına bir aşk mektubu göndermiştir. Bu mektup, ansiklopedinin yazı ekibinden Burhan Ülker’in armağanı olarak arşivimize girmiştir. Mektup, dönemin gençleri arasında geçen şirin bir aşk hikâyesini ve günlük yaşam sahnesini tasvir etmektedir.

Mektubun Gönderilme Anı

Yazara göre, haziran ayının tatlı bir ikindi vaktinde Yakub, kırmızı peştemali beline kuşak gibi dolamış, beyaz mintan ve açık mavi kısa pantolon giymiş, çıplak ayaklı bir gençtir. Ayak bileklerine kadar kısa gelen pantolonuyla, terlik yerine basık yemeni giymiştir. Sırtında kolları dirsek hizasında kıvrılmış mintanı, büyük parmaklı elleri ve hırçın bakışlarıyla oldukça dikkat çekicidir.

Yakub,

I11, I21, I32, I43

Tebrizin Güzelliği ve Bahçeleri

Tebriz şehri, tatlı suyu ve temiz havası sayesinde eşsiz güzellikte bağ ve bahçelere sahiptir. Bu kadar çok bağ ve gülistan, saymakla bitmez. Şehrin her köşesi adeta bir İrem bahçesi gibi aydınlık ve canlıdır. Eğlence ve dinlenme yerleriyle Tebriz, Konya’daki Meram Bağı, Aspuzu Bağı veya Sudak Bahçesi gibi ünlü mesirelerle yarışır.

Tebriz’de Acem tarzında yapılmış süslü köşkler dikkat çeker. Özellikle “Şirin Köşkü” ve “Vâmık ile Azrâ Köşkü” adeta dillerde destan olmuştur. Bizim konakladığımız Kelenter Bağı Köşkü de bunlardan biridir. Bu köşkün mimarîsi o kadar güzeldir ki Kutbeddin Muhammed Yezdî’nin hattıyla şu beyit duvara yazılmıştır:

“Â cây-ı şîrîn vâlâ-yı eyvân.” (Yıl 982)

Bu tür köşkler ve yapılar Tebriz’de çoktur; her biri ayrı bir sanat eseridir. Ancak hepsini tek tek anlatmak hem uzun olur hem de okuyucu için sıkıcı olabilir. Bu nede

Scroll to Top