I42

I14, I21, I33, I42

Atatürk Bulvarı ve Şehrin Modernleşmesi

Şehrin ortasından geçen Atatürk Bulvarı, İstanbul’un ulaşım ve imar planları açısından büyük bir dönüm noktasıdır. Bu esaslı yol açıldıktan sonra, bulvarın çevresinde yapılacak yeni imar, düzenleme ve güzelleştirme çalışmalarına başlanmıştır. Amaç, İstanbul’u on yıl içinde muhteşem bir mamure haline getirmek ve şehrin çağdaş bir yapıya kavuşmasını sağlamaktır. Bu hedef, büyük bir azim ve yorulmaz bir gayretle takip edilmektedir.

Marmara Kıyıları ve Yenikapı

Atatürk Bulvarı’nın tamamlanmasıyla birlikte, Marmara Denizi kıyılarının Yenikapı merkezinden başlayarak Sarayburnu ve Yedikule’ye kadar uzanan bölümlerinin imar ve düzenleme çalışmaları da mümkün hâle gelmiştir. Bu sayede kıyılar, hem estetik hem de kullanışlı bir yapıya kavuşacak ve İstanbul’un ulaşım omurgası daha işlevsel bir hâl alacaktır. Bulvarın ikmali, bu bölgeye yapılaca

I13, I21, I35, I42

Atatürk’ün Cenaze Töreninde Nöbet ve Ziyaretçiler

Atatürk’ün cenaze töreninde nöbetler tekrar değiştirildi. İki general, Osman Tufan ve Nuri Vamut, ellerindeki kılıçları kınından çıkararak tabutun etrafında yerlerini aldılar. Salonun sessizliği ve derin saygı havası, herkesin üzerinde etkiliydi. Bu sırada çelenkler getirilmeye başlandı. İlk olarak Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün çelengi sunuldu. Ardından Büyük Millet Meclisi, Meclis Başkanı, Başvekil ve Mareşal’in çelenkleri de tabutun yanına bırakıldı.

Tabutun etrafına yerleştirilen bu çelenkler, adeta bir sevgi sembolü gibiydi. Onlar Atatürk’e şunu söylüyordu: “Biz buradayız, senin yanındayız. Kalbimizi sana getiriyoruz.” Çelenkler tabutun çevresinde bir teselli gibi duruyor, büyük liderin manevi varlığına saygı sunuyordu.

Ziyaretçiler, program dahilinde salonun kule kapısından bahçeye doğru ilerliyor, Atatürk’ün huzurunda eğiliyor ve ardından salondan çıkıyorlardı. Salon

I12, I24, I33, I42

19 Haziran 1936 – Florya’da Deniz Keyfi

19 Haziran 1936’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Florya’da deniz ve spor etkinliklerine devam etmiştir. Atatürk, mayo giyerek bizzat bindikleri bir motörbotla Marmara’ya açılmış, yaklaşık bir saat kadar denizde dolaşmıştır. Sahile yakın bir noktada motörbottan bir sandala geçerek kürek çekmiş ve daha sonra Solanım Plajı’na çıkmıştır.

Plaja çıktıktan sonra halk arasında bir süre oturan Atatürk, ardından otelin terasına geçerek kahve içmiştir. Akşama doğru ise yaya olarak deniz köşküne dönmüş ve kendisine arzı tazim için gelen bazı arkadaşlarını akşam yemeğine alıkoymuştur. Bu etkinlik, hem halkla yakın temas kurmak hem de spor ve dinlenmeye önem verdiğini göstermek açısından önemli olmuştur.

20 Haziran 1936 – Deniz ve Güneş Banyosu

Ertesi gün, yani 20 Haziran 1936’da Atatürk, Florya’da sabah saatlerinden itibaren deniz ve güneş sporlarına devam

I12, I24, I34, I42

1929 Yılında Reisi Cumhur’un Tokatlıyan Oteli ve Taksim Ziyareti

Otelden Çıkış ve Halkla Buluşma

Reisi Cumhur, yemek salonundan çıkmak üzereyken kendilerine arzı tazimat eden iki yabancı konuk ve onlara eşlik eden ihtiyat zabitlerine özel bir iltifatta bulunmuştur. Bu sırada Gazi’nin Tokatlıyan Oteli’nde bulunduğu haberini duyan halk, otel önünde büyük bir kalabalık oluşturmuş ve kendilerini görmek için bir araya gelmiştir.

Gazi otelden çıkınca, bir süre halk arasında yürüyerek, vatandaşları selamlamıştır. Cumhuriyet gazetesi, bu anı “özgürlük ve demokrasinin örnek bir gösterisi” olarak nitelendirmiştir. Halk, Gazi’yi coşkuyla alkışlamış, sevgi ve saygılarını yüksek sesle dile getirmiştir.

Taksim Bahçesi Ziyareti

Ardından Gazi, otomobiline binerek Taksim Bahçesi’ne gitmiştir. Bahçedeki numaralı alanları tek tek gezmiş ve halkın kendisine gösterdiği ilgiyi bizzat gözlemlemişti

I15, I22, I35, I42

Tarihî Anın Sessizliği

Saat 7.15… Koridordan gelen hafif ayak sesleri salonda yankılandığında, içeride bulunan yüzlerce kişinin bakışı aynı anda o yöne çevrildi. Herkes büyük bir dikkat ve heyecan içindeydi. Birkaç saniye sonra Gazi Paşa Hazretleri, ağır ve vakur adımlarla salona girmeye başladı. O an, salonda bulunan herkes için unutulmaz bir andı. Herkes, derin bir hürmet ve minnet duygusuyla, bu büyük kurtarıcıyı selamlıyordu.

Büyük Gazi’nin Yerini Alışı

Gazi Paşa, salonun tam ortasında bulunan koltuğun başına gelerek yerini aldı. Salondaki sessizlik, duyulan saygının en açık ifadesiydi. Ardından Şehremini Muhiddin Bey, kürsüye çıkarak hazırladığı konuşmayı okumaya başladı. Gazi Paşa, büyük bir dikkatle ve sükûnetle bu nutku dinledi.

Şehremini Muhiddin Bey’in Konuşması

Şehremini Muhiddin Bey konuşmasına, İstanbul halkının duyduğu

I15, I23, I34, I42

Enderun’dan Yetişmiş Kaptanpaşalar

Enderun’dan yetişmiş kaptanpaşalar, Osmanlı sarayında eğitim almış ve donanma ile devlet işlerinde önemli görevler üstlenmiş kişilerdir. Bu kaptanpaşaların isimleri ve hal tercümeleri şunlardır:

Mahmud Paşa

Sokollu Mehmed Paşa

Küçük Piyale Paşa

Cağalazade Sinan Paşa

Hafız Ahmed Paşa

Öküz Mehmed Paşa

Davud Paşa

Canbuladze Mustafa Paşa

Silâhdar Mustafa Paşa

Siyavuş Paşa

Silâhdar Yusuf Paşa

Bıyıklı Mustafa Paşa

Konan Paşa

Silâhdar Küçük Sipahi Mustafa Paşa

Musahib Mustafa Paşa

Köle Süleyman Paşa

Silâhdar Bekir Paşa

Küçük Hüseyin Paşa

Bursa’lı Mehmed Said Paşa

Kürklü Süleyman Rafet Paşa

Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa

Bu kaptanpaşalar, Enderun eğitimi sayesinde hem yönetim hem de askeri alanda yetiş

I15, I21, I35, I42

Reşid Safvet Atabinen’in Müzik Hayatı

Reşid Safvet Atabinen, yüksek yetenekli bir viyolonisttir. Küçük yaşta müziğe ilgi göstermeye başlamış ve meşhur kemancı Wondra Bey’den ders alarak 6 yaşından 22 yaşına kadar orkestrada görev yapacak seviyeye ulaşmıştır. Bu süre boyunca kemana olan sevgisi artmış ve Beyrut ile Salzburg Musiki Festivallerine katılarak müzik bilgisini ve yeteneğini geliştirmiştir. Müziğe olan tutkusu, onun disiplinli çalışması ve azmi ile birleşerek Avrupa standartlarında bir müzik anlayışına ulaşmasını sağlamıştır Private Tours Bulgaria Varna.

Avrupa Seyahatleri ve Kültürel Katkıları

Reşid Safvet Atabinen, sayılı Avrupa seyyahlarından biri olarak kabul edilir. Avrupa’yı neredeyse baştan başa gezmiş, İtalya dahil birçok ülkede bulunmuş ve gördüklerini not etmiştir. Ne yazık ki, bu ze

I11, I25, I34, I42

Vşnanyan Geçmişin Önde Gelen Ermeni Sarraflarından

Vşnanyan, geçen asrın tanınmış Ermeni sarraflarından biridir. Eğinli Aşnanyan ailesinin soyundan gelir ve muhtemelen Mıkırdiç Aşnan’ın oğludur. 1842 yılında kurulan Anadolu Kumpanyası’nın ilk üyelerinden biri olmuştur. Aynı yıl Kasım ayında Patrikhanede yapılan bir meclis toplantısının ardından, fakirler, yetimler ve dullar teşkilâtının başına getirilmiştir.

Vşnanyan, 1853, 1855 ve 1856 yıllarında Patrikhane Cismânî Meclisi’ne üye olarak seçilmiştir. 1883’te Ermeni cemaatinin yeni nizamnamesinin icra komisyonunda, 1869’da ise Patrikhane Ruhani ve Cismani Meclislerine üye olarak görev yapmıştır. 1845 yılında inşa edilen Kandilli Ermeni Kilisesi, onun hayırseverliği sayesinde tamamlanmıştır ve günümüzde de bu çabanın bir eseri olarak değerlendirilmektedir Guided Tour Ephesus.

I13, I22, I34, I42

Tebriz Çevresindeki Nahiyeler

Tebriz şehri, yalnızca merkezdeki zenginlikleriyle değil, çevresindeki verimli nahiyeleriyle de ünlüdür. Bu nahiyelerin her biri adeta ayrı bir şehir gibi gelişmiş, bağları, bahçeleri, camileri, hanları ve çarşılarıyla canlı birer yerleşim merkezidir.

Üçüncü Nahiye Dideher

Dideher nahiyesi, Tebriz’in batı ve güney yönünde, şehirden yaklaşık dört fersah uzaklıktadır. Toplamda 24 köyden oluşur. Bu köylerin her biri bakımlı, düzenli ve güzellikleriyle dikkat çeker. Dideher’de camiler, hanlar, hamamlar ve küçük çarşılar bulunur. Ayrıca her köyün etrafında İrem bahçelerini andıran yeşil alanlar vardır. Bu bölge, hem doğal güzellikleri hem de halkının konukseverliğiyle ünlüdür Sofia City Tour.

Dördüncü Nahiye Tjrd

Scroll to Top