I22

I15, I22, I34, I44

Atatürk Bulvarı Açılışı

Sayın arkadaşlar,

“Hepinizi hürmetle selamlayarak, **İsmet İnönü döneminin sayısız medeni eserlerinden biri olan Atatürk Bulvarı’nı büyük bir mutlulukla açıyorum.”

Atatürk Bulvarı’nın açılması, İstanbul basını tarafından Doktor Lütfi Kırdar’ın büyük başarısı olarak karşılanmış ve İstanbul halkının ortak sevinci olarak değerlendirilmiştir. İstanbul Ansiklopedisi de bu başarıyı Büyükşehir’in önemli bir eseri olarak kayda almak istemiştir Private Tours Istanbul.

Açılış Töreni ve Halkın Katılımı

Açılış töreninden sonra, bulvar halk, gazeteciler ve o dönemde Maarif Vekili olan Hasan Ali Yücel’in katılımıyla yürüyerek geçilmiştir. Yürüyüş, Tarlabaşına kadar devam etmiştir. Bunun ardından Atatürk Bulvarı’nda 53 atl

I11, I22, I33, I45

Atatürk’ün Son Yolculuğu

İstanbul Sokakları ve Saray Hazırlıkları

10 Kasım 1938 sabahı, İstanbul’un caddeleri insan seliyle dolmuştu. Saat dörtten itibaren halk, Atatürk’ü son kez görmek için sokağa çıkmıştı. Kucağında iki aylık bebeğiyle anneler, güçlükle yürüyen yaşlılar, Cumhuriyeti emanet aldığı gençler… Herkes o gecede uykusuz kalmış, Atatürk’le veda edebilmek için caddelere dizilmişti. Yağmur çiselemeye başlayınca bazıları şemsiyelerinin altında toplandı, bazıları mangal etrafında ısınmaya çalıştı, bazıları ise kaldırım kenarlarına siper olarak ayakta bekledi. Herkesin tek amacı vardı: Atatürk’ü bir kez daha selâmlamak ve ona saygı göstermek.

Ertesi sabah, 11 Kasım 1938’de, güneşin ilk ışıkları İstanbul’u aydınlatmaya başlarken halk hâlâ Atasını bekliyordu. Dolmabahçe Sarayı’nda hazırlıklar sessiz ve saygılı bir şekilde yürütülüyordu. Saat yedi c

I15, I22, I35, I42

Tarihî Anın Sessizliği

Saat 7.15… Koridordan gelen hafif ayak sesleri salonda yankılandığında, içeride bulunan yüzlerce kişinin bakışı aynı anda o yöne çevrildi. Herkes büyük bir dikkat ve heyecan içindeydi. Birkaç saniye sonra Gazi Paşa Hazretleri, ağır ve vakur adımlarla salona girmeye başladı. O an, salonda bulunan herkes için unutulmaz bir andı. Herkes, derin bir hürmet ve minnet duygusuyla, bu büyük kurtarıcıyı selamlıyordu.

Büyük Gazi’nin Yerini Alışı

Gazi Paşa, salonun tam ortasında bulunan koltuğun başına gelerek yerini aldı. Salondaki sessizlik, duyulan saygının en açık ifadesiydi. Ardından Şehremini Muhiddin Bey, kürsüye çıkarak hazırladığı konuşmayı okumaya başladı. Gazi Paşa, büyük bir dikkatle ve sükûnetle bu nutku dinledi.

Şehremini Muhiddin Bey’in Konuşması

Şehremini Muhiddin Bey konuşmasına, İstanbul halkının duyduğu

I14, I22, I31, I45

Atâ Tarihi ve Önemi

Atâ Tarihi, halk arasında Enderun Tarihi olarak da bilinir. Eser, İstanbul sarayının Enderun teşkilâtını ve Enderun’dan yetişmiş devlet adamları ile şairlerin yaşamlarını anlatır. Beş ciltlik bu büyük eser, Tayyârzâde Ahmed Ağa tarafından kaleme alınmıştır. Kitap, o dönemin saray hayatı ve devlet düzeni hakkında önemli bilgiler içerir ve matbu olarak basılmıştır.

Eserin orijinal kısmı, yazarın kendi gözlemleri ve babasından naklen aktardığı bilgilerden oluşur. Bu nedenle İstanbul tarihi bakımından büyük değere sahiptir. 1874-1876 yılları arasında Şeyh Yahyâ Efendi ve Basiret Matbaası tarafından basılmıştır.

Birinci Cildin İçeriği

Birinci cilt, eser içinde en önemli bölümdür ve başlıca konular şunlardır:

Sarayların kuruluşu: Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’daki eski ve yeni sarayları inşa etmesi; İkinci Bayezıt’ın Topkapı Sara

I11, I22, I31, I45

Reşid Safvet Atabinen’in Mesleki Hayatı

Reşid Safvet Atabinen, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nun uzun yıllar başkanlığını yapmış, aynı zamanda Milletlerarası Olimpiyat Komitesi üyesi olarak da görev almış bir isimdir. Yaklaşık 40 yıl boyunca yayımlanan Economiste d’Orient mecmuasının başmuharriri ve müesseselerinden biri olarak Türk basınına önemli katkılarda bulunmuştur. Ayrıca, Türk Tarih Kurumu üyesi olarak da tarih ve kültür çalışmalarına destek vermiştir.

İstanbul Kültürüne Katkıları

Meşrutiyet döneminde kurulan ve 1915 yılından sonra faaliyetini durduran İstanbul Muhibleri Cemiyeti, Reşid Safvet Atabinen tarafından “İstanbul’u Sevenler Grubu” adı altında yeniden canlandırılmıştır. Bu grup aracılığıyla, İstanbul’daki büyük ve küçük ölçekli tarihi yapıların korunması, onarımı ve durumlarının tespiti konusunda çalışmalar yürütülmüştür. Atabinen’in bu gayreti, şehrin

I13, I22, I35, I41

Vasfi Bey’e Mukaddes Hanım’dan Duygusal Mektup

Giriş Osmanlı Dönemi Mektup Üslubu

Osmanlı döneminde mektuplar, günlük haberleşmenin ötesinde duyguların, sosyal ilişkilerin ve edebî zarafetin aktarıldığı önemli araçlardı. Bu mektuplarda kullanılan dil, günümüz Türkçesine göre oldukça süslü ve dolaylıdır. Mukaddes Hanım’ın Vasfi Bey’e yazdığı mektup da bu dönemin duygusal ve nazik mektup üslubunu yansıtır.

Çaresizlik ve Minnet Duygusu

Mukaddes Hanım mektubuna, içinde bulunduğu çaresizliği ve Vasfi Bey’e olan minnetini dile getirerek başlar:
“Gönlüm, sizin yüksek edebinize ve saygınıza bağlıdır. Siz benim için bir şefkât ve merhamet sembolüsünüz. Fakat, şu anda içinde bulunduğum perişan hâl, sizin lütfunuz ve desteğiniz olmadan çözülemez. Ümidim sizden yanadır.”

Burada, Mukaddes Hanım, hem kendini çaresiz hissettiğini hem de Vasfi Bey’in şefkatine

I13, I22, I34, I42

Tebriz Çevresindeki Nahiyeler

Tebriz şehri, yalnızca merkezdeki zenginlikleriyle değil, çevresindeki verimli nahiyeleriyle de ünlüdür. Bu nahiyelerin her biri adeta ayrı bir şehir gibi gelişmiş, bağları, bahçeleri, camileri, hanları ve çarşılarıyla canlı birer yerleşim merkezidir.

Üçüncü Nahiye Dideher

Dideher nahiyesi, Tebriz’in batı ve güney yönünde, şehirden yaklaşık dört fersah uzaklıktadır. Toplamda 24 köyden oluşur. Bu köylerin her biri bakımlı, düzenli ve güzellikleriyle dikkat çeker. Dideher’de camiler, hanlar, hamamlar ve küçük çarşılar bulunur. Ayrıca her köyün etrafında İrem bahçelerini andıran yeşil alanlar vardır. Bu bölge, hem doğal güzellikleri hem de halkının konukseverliğiyle ünlüdür Sofia City Tour.

Dördüncü Nahiye Tjrd

Scroll to Top