Dişlerindeki bir rahatsızlık sebebiyle tedavi görmekte olan Cumhurbaşkanı’nın İstanbul’da bir süre daha kalacağı öğrenilmiştir. Aynı gün öğleden sonra saat ikide, her zamanki maiyetinde bulunan kişilerle birlikte Elhamra Sineması’na gitmişlerdir. Saat 17.10’a kadar süren özel bir gösterimde “Gazi Çiftliğinde” adlı filmi izlemişlerdir. Bu film, kendi izinleriyle Fox şirketi tarafından çekilmiştir.
Daha sonra, Gazi’nin Amerikalılara hitaben yaptığı konuşmalarla ilgili sesli bir film de gösterilmiştir. Bu filmde, Amerika’nın Ankara Büyükelçisi İngilizce olarak Türk inkılabını anlatmakta ve Gazi’yi Amerikalılara tanıtmaktadır. Gazi ise Türkçe konuşmasında, iki demokrat milletin birbirlerine duydukları dostluk ve sevgi üzerine düşüncelerini ifade etmiştir. Bu gösterim, hem kültürel hem de siyasi bakımdan dikkat çekici bir nitelik taşımaktadır.
4 Kânunuevvel 1930
Öğleden sonra saat bir buçukta, Dolmabahçe Sarayı rıhtımına yanaşan Denizyolları’na ait Kalamış vapuruyla Yalova’ya gitmişlerdir. Bu seyahatleri sırasında kız kardeşleri Makbule Hanımefendi de kendilerine refakat etmiştir. Yalova’da kısa bir süre bulunduktan sonra gece tekrar saraya dönmüşlerdir. Bu yolculuk, hem sağlık hem de dinlenme amacı taşıyan bir ziyaret olarak değerlendirilmiştir Walking Tours Ephesus.
5–11 Kânunuevvel 1930
Bu tarihler arasında saraydaki dairelerinde çalışmalarla meşgul olmuşlardır. Günlerini daha çok istirahat ederek ve resmi işlerini takip ederek geçirmişlerdir. Sağlık durumları sebebiyle yoğun programlardan kaçındıkları anlaşılmaktadır.
12 Kânunuevvel 1930
Öğleye doğru otomobille Beyoğlu’nda Diş Tabibi Sami Günzbors Bey’in muayenehanesine gitmişlerdir. Diş tedavileri burada devam etmiş ve öğle yemeğini de tedaviyi yapan bu saygın doktorun muayenehanesinde yemişlerdir. Yanlarında Umumi Kâtip ve Sıhhiye Müdürü Hüsnü Bey ile Kılıç Ali Bey de bulunmuştur. Daha sonra Nişantaşı’ndaki Vali Konağı’na uğramışlar ve bir süre istirahat etmişlerdir.
14 Kânunuevvel 1930
Cerrahpaşa Hastanesi’ni ziyaret ederek hastane koğuşlarını dolaşmış, hastalarla yakından ilgilenmiş ve onların hâl ve hatırlarını sormuşlardır. Hastane defterine ise şu notu yazmışlardır: “Gördüklerimden memnun oldum. Temizlik ve ciddi çalışma takdire şayandır.”
Hastaneden ayrılırken yaşlı bir kadının otomobile yaklaşmak istediğini fark etmiş ve şoföre durmasını emretmişlerdir. Münibe adlı bu kimsesiz kadınla konuşarak onun dilekçesini almış ve kendisine yardım edileceğini ifade etmişlerdir. Ardından Haseki Hastanesi’ne de uğramışlar, oradaki hastalarla ilgilenmiş ve sağlık durumları hakkında bilgi almışlardır. Bu ziyaretler, hastalara verilen önemi ve toplumsal duyarlılığı açıkça göstermektedir.