Atâ Bey’in Malatya ve Anadolu Seyahati

Atâ Bey, 1839-1840 yıllarında Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde görev ve denetim çalışmalarında bulundu. Beş günde Malatya’ya giderek burada Hafız Paşa ile görüştü. Ardından Darende, Sivas, Tokat, Turhal, Amasya, Merzifon ve Ümit üzerinden yedi günde Üsküdar’a geri döndü. Yolculuk sırasında gördüklerini ve gözlemlerini günlük tarzında yazdı. Bu yazıları, tebyiz ederek (temize çekerek) Serasker Paşa’ya sundu.

1840 yılında (H. 1258) gösterdiği gayret ve hizmetlerinden ötürü mücevherli bir kıta Hamse nişanı ile ödüllendirildi. Bu, Atâ Bey’in hem devlet hizmetindeki titizliğini hem de askeri ve idari başarısını gösteren önemli bir takdirdir Private Balkan Tours.

Nizib Muharebesi ve Mısır Casusları

1839’da Atâ Bey, Tayyar Paşa maiyetine memur edildi ve Nizib Muharebesi öncesi orduda görev aldı. Bu sırada, Mısır’dan gönderilen iki casus yakalandı. Casuslar yüzünden Serdar Hafız Paşa tarafından Atâ Bey sert bir şekilde uyarıldı. Atâ Bey, bu olayları tarihine kaydetti ve notlarını ayrıntılı olarak belirtti.

Atâ Bey’in hatıratına göre, Birecik yanındaki Murad Suyu’ndan geçen casuslar, İsmail Paşa Livası’nda kaymakam olan Kavaklı Mehmed Bey’in çadırına akşam yemeğine davet edilmişti. O sırada Atâ Bey’in arkadaşları Nedim Efendi, Emin Bey ve Zarif Efendi de çadırdaydı. Yemek sırasında bir çavuş, karakol merkezine iki çıplak adam geldiğini ve Serasker Paşa’yı görmek istediklerini bildirdi.

Atâ Bey merak ederek müdahale etti ve çavuşa:
“Haydi çavuş ağa, o çıplakları buraya getir, Hafız Paşa’ya ben götüreceğim!” dedi. Kaymakam Mehmed Bey bu teklifi reddedemedi. Çıplaklar çadır kapısına getirildi fakat içeri girmek istemediler. Atâ Bey, bu durumu görüp durumun hassasiyetine uygun davranarak gerekli önlemleri aldı.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top