Yakub’un Masum Aşk Mektubu

Mektubun Teslimi

Çarşı boyu yol oldukça dik bir yokuştu. Genç ve güzel bir kız, yokuşun üst başında durdu ve Yakub’un mektubunu aldı. Kız, mektubu açmadan yürümeye başladı. Güzelliği ve gururu ile tanınan bu mektepli kız, Yakub’un cesurca yazdığı mektuba biraz öfkelenmiş olacak ki, mektubu açmadan önce sinirle buruşturdu ve duvar kenarına fırlattı.

Yakub ise mektubun yırtılmasına izin vermedi. Tek parça hâlinde topladı ve cebine koydu. Kız bir süre sonra geri döndü; gözleri yaşlıydı ve biraz da şaşkındı. Mektubun ortadan kaybolmasına şaşırmıştı ve çevresindekilere bir şey soramadı. Yakub, kızın hıçkırarak durduğunu görünce sırtını okşayarak:
— “Kız, ben aldım ama sana veremeyeceğim,” dedi Guided Tour Ephesus.

Kız bu sözlere vahşi bir ahû gibi baktı; bu bakış onun güzelliğini daha da artırdı. Ardından hızla uzaklaştı.

Masum Bir Aşkın İfadesi

Yakub’un bu masum aşk mektubu, onun şiirsel bir yeteneğe de sahip olduğunu gösterir. Mektup, aynı zamanda dönemin şehir yaşamının günlük ayrıntılarını ve gençler arasındaki saf duyguları yansıtan önemli bir belgedir. İmlası korunarak günümüz Türkçesiyle şöyle aktarılabilir:

“Şükrancım seni çok seviyorum, çok ama pek çok. M’nin bol sevdiğinden haber yok. Ben bir fakir çocuğum ama gönlüm zengin. Senin sevgin deniz gibi derin. Mektepli dilim ama okur yazarım. Şerbetçiyim, yoktur tüm pazarım. Seni hürünce eser, itfâmda yeller. Öğrendim ki buna aşk derler. On beş yaşındayım hem de güzelim. Şükran’ım seninle sevişelim, gezelim. Pazara izin verecek ustam bana. Ben de haber verdim sana. Yeni espaplarmı da giyerim. Seni park kapısında beklerim. Gelmezsen bozulurum. Kızlara dalga geçirtmem. Başka güzel kız bulurum konuşurum. Bana Şerbetçi Yakub demişler yavrum. Hem âşık hem şairim ben. Bilirim seversin beni de. Gelmezsen fazla yalvarmam. Seni ben de hiç aramam. Gelmezsen artık geçme dükkan önünden. Namussuzu mu bakmam yüzüne, kes umudu benden. Sevdim güzelim, hanım kız çok ama sana Yakub yok. Şükrancım, bu mektup sana Yakub’tan.”

Gençlik ve Saf Duygular

Bu kısa mektup, sadece bir aşk mesajı değil, aynı zamanda gençlerin duygularını ve dönemin sosyal yaşamını yansıtan bir belgedir. Yakub’un cesareti, Şükran’a olan sevgisi ve masum duyguları, mektubu günümüz okuyucuları için özel bir tarihsel anı hâline getirmiştir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top