Metinde sözü edilen muhabbetnâme, manzum yani şiirli bir anlatım biçimidir. Lady Mary Montagu’ya göre bu tür yazılar, Türk toplumunda özellikle erkekler tarafından çok yaygın biçimde kullanılmıştır. Hatta yazar, Türk erkeklerinin bu tür muhabbetnâmelerde kullanılmak üzere adeta bir milyon mısraya sahip olduğunu söyler. Doğadaki hemen her unsur — renkler, çiçekler, otlar, meyveler, taşlar, tüyler — özel bir anlam yüklenerek dizelere dönüştürülmüştür.
Bu yöntemle, tek damla mürekkep kullanmadan serzenişte bulunmak, dostluk ya da aşk mesajları göndermek, hâl hatır sormak, hatta uzun haberler iletmek mümkün olmuştur. Yani gündelik hayatın içindeki sıradan nesneler, duyguların ve düşüncelerin gizli bir dili hâline gelmiştir Daily Ephesus Tours.
Gizli Buluşmalar ve Yahudi Dükkânları
Lady Mary Montagu, Londra’daki dostlarına yazdığı başka bir mektubunda, Osmanlı toplumundaki gizli buluşma alışkanlıklarına da değinir. Ona göre kadınlar, âşıklarıyla buluşmak için çoğu zaman Yahudi dükkânlarını tercih ederlerdi. Çünkü bu dükkân sahipleri, işin gerektirdiği her türlü kolaylığı sağlardı.
Birçok erkek, aslında hiçbir ihtiyacı olmadığı hâlde bu dükkânlara girer, sırf kadınlarla karşılaşabilmek için alışveriş yapardı. Kibar ve saygın kadınlar ise âşıklarına çok seyrek görünürlerdi. Hatta bazen bir erkek, bir kadınla altı ay süren bir ilişki yaşar, fakat onun kim olduğunu bile öğrenemezdi. Bu durum, dönemin sosyal yapısını ve gizliliğin ne kadar önemli olduğunu açıkça gösterir.
Eski İstanbul’da Gizli Haberleşme
Ahmed Rasim’in hatıralarından derlenen satırlar, bu gizli iletişim biçimlerini daha ayrıntılı biçimde anlatır. Yaklaşık elli yıl öncesine kadar, aşk ilişkilerinde kaş-göz işaretleri, eşya dili ve pandomim çok yaygındı. İstanbul külhanilerinin “işmar” dediği bu sessiz iletişim yöntemiyle âşıklar, bütün duygularını birbirlerine aktarabiliyorlardı.
Ancak bu işaretleşmeden sonra buluşmak, baş başa birkaç gece geçirmek son derece zordu. Bu, her iki taraf için de büyük tehlikeler taşıyan, neredeyse imkânsız bir mutluluktu.
Canlı Haberleşme Araçları
Posta, telefon ve benzeri modern iletişim araçlarının olmadığı o dönemlerde, insanlar canlı haberleşme vasıtalarına başvururdu. Bunlar arasında süt nineler, kalfalar, bohçacı kadınlar, sazende ve hanendeler, hamam ustaları, natırlar, evdeki beslemeler, terziler, gömlekçiler ve komşu kadınlar bulunurdu. Ayrıca büyücüler, kurşun dökenler ve çarşıdaki bu işlerin ustası olan dükkân sahipleri de bu ağın bir parçasıydı.
Bu metin, Osmanlı toplumunda aşkın, haberleşmenin ve gizliliğin ne kadar ince ve yaratıcı yollarla sürdürüldüğünü gösterir. Muhabbetnâmeler ve aracılar sayesinde insanlar, baskı ve sınırlamalara rağmen duygularını yaşatmayı başarmışlardır. Bu gelenekler, dönemin sosyal hayatına ışık tutan önemli kültürel unsurlardır.